La Bohème
Kurnaz bir gözyaşına diz çökmüş bu beden
Kavlü beladan kelli özgürlüğüne düşkün bir köle, ruh
Kokuşmuş akislerin silsilesi içerisinde
Zamanın giyotin kesilmiş yalnızlığı
Ve şekersiz bir yudum çayın acı tadıyla
Gücün suçla ahkâm kestiği dar rahimlerde
Yinelenen bir dirilişle dünyayı sırtlanmak
Atlasvari...
Zerresine yürek saydığım bir yokluğun
Altın tozuna bulanmış varlığında dirildim
Engerek dişinin boş seherinde.
Bir beden ya da bir ruh
Değildir ikisi aynı yerde.
Bronzlaşmış bir hüznün ıslak kirpiklerinde
Dumanına ağladığım tütünün lezzetine baktım
İlk şarabımı içtim bedenime giz mabedin gölgesinde
Dudaklarıma değdi sarkık bir buse
İlkti tadına vardığım böğürtlen kokusu
Efsunun ellerinde
Ezoterik bir intiharın eşiğinden atladım da
Dönemedim ölümün mühürlenmiş nazına
Sövemedim ak pak gözlerin gerisindeki kızıl esarete
Sevemedim bedenin kullanılmışlığını
Bir serçenin ağaç dalına söylediği ninniyle uyudum asırlarca
Geriye dönmekten gayrisine dilim varmadı
Göremedim yek kalmış korkumun asaletini
Tuvaline gri yandığım gök kubbeye açılan
Fedakâr parmaklarım
Duaların ezbersiz masumiyetinde
Dileklerinin yüz karası oldu
Tırnaklarıma gidişlerin külleri doldu.
Serzenişlere ah etmiş bir ruhla
Süründüğüm mesafeler birer halat oldu da
İdamıma kahkahalar fırlattı
İkiyüzlü kalabalığın arasından.
Seyirciler eşliğinde sefilliğe yüz vurdu diz kapaklarım
Zamanın densiz çarklarına mahkûm
Notre Damme'ın kamburunda
Uykuya bulandı azmine küskün kollarım
Geleceğin vaatlerinden usanmışlıkla
Yandı, kül oldu parmaklarım
Namlunun ucundaydı feryadım
Gidenin ayak bileğine dolanmıştı rüyalarım
Ben - kurtuluşu - sonsuz - sandım!
Ah zavallı köle!
Ah zavallı merhamet!
Bitap düşmüş, zelzelesinde keder doğurmuş çehre!
Yeniden düşer misin bir rahme?
Bu sefer dirisine kurban olduğum bir ömre
Ruhun bunalışına tokatı basmış bir cehenneme
S u s!
Kelimelerini sakla başka bir gün'e
Tik tak'ların senfonik huzursuzluğuna asıl
Sallan yelkovandan akrebin pençesine
Yaş ağacın yapraklarını topla
Taçlar yap mezar taşının buklelerine...
* * *
Şimdi git ve yüreğini en susturacak şekilde öl!
* * *