Makamlar Arası Bir Yolculuk
Dieses Gedicht wurde am 13.11.2023 zum Gedicht des Tages gewählt.
‘Bir hüzün makamı düşer dilimden’
Zaman eskisi gibi değil
Tenimi okşayarak geçmiyor artık üzerimden
Kendinden geçmiş bir sarhoşun doyumsuz iştahının sonu gibi
Kusuyor seneleri sanki saniyeymiş gibi üzerime
Dalıp gidiyorum kendinden geçmiş zamana inat
Ben bende değilken
Hayat sararmış yapraklarıyla örtüyor üzerimi
Kurumuş dallarla bir tabut yapıp giriyorum içine
Duasını da hayırsızların avuçlarından alıp sürüyorum yüzüme
‘Bir alaturka makam işliyor ciğerime’
Bu saatten sonra diyorum
Ki
Saatler de yapışmış kusmuk gibi yatarken kaldırımda
Bakıyorum gidebilme ihtimalim de mazgaldan akıp gidiyor
Her şey gidiyor
ama
Bir ben kalıyorum olduğum yerde
‘Bir çığırtkan makam yapışıyor kederime’
Her şeyin bir zamanı vardı ama ben kaçırdım diyorum
Söylenmemesi gerekeni söylemişim gibi
Yer yerinden oynuyor
Korkuyla fırlıyor yuvasından gözbebeklerim
Alıp saklıyorum onları ceplerime
Susuyorum ölüm gibi
Sadece bir yutkunma hissiyatı
Geriye kalan iki damla gözyaşı işte
‘Bir yenik makam yerleşiyor bildiklerime’
Derin bir nefes çekiyorum asla ciğerlerime ulaşamayacak
Aslında
Sadece çeker gibi yapıyorum
Hani yaşıyorum ya
Yaşayanlar nefes alıp verirler demişti doktorlar bana
Ama biliyorum
Lanetli bir nefes içimde kalan o son nefes
Dolanıp duruyor kararsızca ciğerlerimde
Hani
Üflesem kıyamet
Kalsa daha da büyüyecek içimdeki eziyet
Mış gibi yapmak işte bendeki
Gerçekliği o muhteşem son getirecek belki de
‘Bir hüzzam makam dökülüyor sarhoş cebimden’
Gelmedi mi zamanım
Hala neyi bekliyorsun ki tanrı
Yıkıl keder yıkıl sen de
Yıkıl koca bir çınar gibi üzerime
Cevap vermiyor baksana duvarlar
Her gece bedenlerini kanımla sulasam bile
Ah
Ama yine unuttum
Sessizliğini ödül olarak doldurmuştu tanrı ceplerime
Her cevapsız duanın ertesinde
‘Bir isyan makam düşüyor zihnimden’
Hey
Eziyetine bir çeki düzen ver tanrım
Çivisi çıkmış olabilir her şeyin
ama
Dile isyan
Toprağa can düşürecek acılar
Yasak değil miydi cennetinde
Değilse şöyle
Çekip alacağım ruhumu içimden
Ve
Savurup atacağım ayaklarının dibine
Üzerine basıp geçen sen ol
Hiç değilse çiçekler yeşillenir cesedimde
‘Bir mırıltı makamı yapışır kalır ellerime’
Çivisi çıktı her şeyin demedim mi ben sana
Yarattığın günlerinden haberdar mısın hala
Canının istediği gibi geçer oldu zaman buralarda
Bazen hafta salı ile başlıyor
Bazen pazar
Hatta bazen uzun süre haber alınamıyor cumalardan
Böyle başıboş bıraktın ya dünyayı
Tabii ki köpekler krallıklarını ilan edip başlarına kemikten taç takacaktılar
‘Bir boşvermiş makam fırlar sıkışıp kaldığı yerlerimden’
Her neredeysem
Ve her nerede değilsem
Ve hatta hatta her nerede olmamı yazdıysan alnıma
Aldırmıyorum artık
Zaman bile aldırmıyor geçmesi gerektiği gibi geçme gerekliliğine
Sararan yapraklar yeşile
Beyazlayan saçlar siyaha durdu
Işığa ve güneşe öğrettiğin şeyler gözden düştükçe
Dünya kendi karanlığından övünür oldu
Bir eziyetin gururlu tarihçesidir yeniden yazılan suretine
Delirenler akıllıları ayıplarken
Utançla saklananlar şimdilerde göğsünü kabartarak dolaşmaya başladı
Kaldırımların taşları çatlıyor üzüntüden
Üzerine basan ayaklar şeytanın yüzüne yüz sürdü
‘Bir melodramatik makam musallat oldu gölgeme’
Ah ömür yalan ömür
Ne tatlı yalanlar sakladık koynuna
Ah be tanrım ah gözümün nuru
Ne doymayan bir iştahla getirdin bizi yeryüzüne
Kalmadı tüketmediğimiz hiçbir şey
Şimdilerde bitlerini ayıklayan bir evsizin altın yaldızlı tabağındaki ihtişamlı bir akşam yemeği gibi
Hayallerimiz bile açgözlülüğe soyundu
‘Bir kıyamet makamı dökülür son nefesimden’