Merhaba Meleğim
Her ne kadar uykulu bir sabahta
Demli bir çay bardağında
Paylaşılan mutlulukların, üzüntülerin
Tadını veremese de yine birkaç satırla
Seslenme şansı buldum sana
Nereden başlasam bilemiyorum
Gelişin ne kadar hızlı olduysa
Gidişin de o kadar aceleciydi.
Bana, beni ben yapan şeyleri öğrettin
Farkında olmadan kıymetini biliyorum
Aldığım her nefesin, yüzümde
Ufak tebessümler oluşturacak sevinçlerim
Kimi zaman o kadar bunalırdım ki,
O kadar çok şikâyetçi olurdum ki hayatımdan,
Bir an olsun her şeyden kaçıp uzaklaşmak,
Yalnızca kendimi dinlemek isterdim.
Yağmurlu alacakaranlık vakitlerinde
Terlemeye ve ıslanmaya hiç aldırmaksızın,
Başımı öne eğip yürüdüğümü hatırlıyorum
İşte sen bu zamanlarda gözlerimi
Bir an olsun dışarıya çevirmemi
Yağmuru yaşamayı öğrettin bana
Farkındalık sağladın belki de bana
Şimdi fark ediyorum kaldırımda oturan,
Sigarasını efkârlı bir içimde içen adamın
Yüzündeki çizgileri fark ediyorum
O çizgilerin yaşanmışlıkların izi olduğunu.