Merhamet Et Gönlüm
Otursa nâz ile şu deli gönül
Bir yanda dil vurur bir yanda âlem
Zârım cana yetti pek gürül gürül
Dur !...yağma üstüme bi-çare kalem
Bir yanda cefâ der bir yanda yanar
Âh-ı ateş gibi köle misali
Bahtının haline kanar da kanar
Derman bulamaz ki derde ahâli
Dost pervasız dert çok,akıl telaşlı
Tâlih, âciz bitkin, ağlayıp inler
Ağyâr endişeli pek ağırbaşlı
Gökteki figânı hevesle dinler
Vuslat diyarının hele zulmü çok
Halka halka dağlar zırh giyinmişler
Kays''a söyleyin de belalar birçok
Billahi sineye yaralar işler
Bu bükük boy aşkla yandı kavruldu
Eyvahlar olsun ki gülen ağız lâl
Merhamet et gönlüm !... nazım duruldu
Tuzağa düşürdü büyülü hilâl
Gafil gafil gezip hükmünü verdin
Kalem de gözümle bu yolda ağlar
Şu gam ırmağına zülfümü serdin
Yere göğe beni çaresiz bağlar
Gülnihâl gönül bu, misk kokan tuzak
Şaşacak ne var ki,Fuzûlî dedi
"Gök iniltim dolu çareler uzak"
Merhamet et gönlüm !...aşk dinlemedi