Misafir Odası
Misafir odalarının hikmetini ,
Anlatamadı kimse bana baba ,
Dilini en çok anladığım dedem bile...
Dik kafalıymışım ; peh !
Için için erimedikce mumlar, masanın üzerinde ,
Anlatsana kıymeti nerede ?...
Tiril tiril ütülü masa örtüsü ,
Kuştüyü köşe yastığı ,
Kristal kültablası ,benim için değilse kime ?...
Benim hiç misafir/ odam olmadı baba ,
Kapımı çalanı ,
Buyur ettim gönül / odama .
Her gün batımında yaktım mumlarımı ,
Erirse erisin ,
Bahane yenisini yakmaya ...
Kristal kadehlerim de olmadı ,
An oldu şişeden tattık şarabı ...
Keyif benim değil mi ;
Ayıpsa ayıp , kime ne ...
Benim hiç vitrinim olmadı baba ,
Astarımı çevirdim yüzüme ...
Sen dememiş miydin ,
?Yok dürüstlük gibi hazine .?
Dürüstlük dedim de ;
Hatırlar mısın o sigara yanığını ,
Misafir odanızın en nadide sedirinde ?...
Bir keyf anıma rastgelmisti ,
Kimse yokken evde .
Bak itiraf ediyorum , kalmasın üzerimde .
Misafir /odalarını sevemedim ben baba ,
Gel bak ; gönül/odamı açtım sana ,
Bir sişe de buz gibi mey yanına .
Gel ;
Yatıya gel , misafir olma ...
Öyle özledim ki ,
Al kızını koynuna .
Hic uğramıyorsun diye gönül koyma ,
Benim günahım yok ki baba .
Mermerden bir taş kondurmussun başucuna ,
Biliyorsun ; ben ihtişamı da sevemedim hiç ,
Küçüğün ayağına gidilmez deme ,
Ben gelemiyorum ,
Bari sen buyur gel bana ...
24 Subat 1999 / Herford