Mısralarım Ağlıyor
Sessizliğin içine gömülünce yüreğim
Med cezir yaşıyorum mısralarım ağlıyor
Sonbahar rüzgârına kapılınca yüreğim
Aşkını boşuyorum mısralarım ağlıyor
'Kağıt ve kalemine sakın ha sakın küsme
Gülmek yakışır sana öyle suratın asma
Gel son kez sarılayım derin yarama basma'
Bu hâle şaşıyorum mısralarım ağlıyor
Takılırsan eğer ki bir gün sevda seline
Şu 'ayrılık' dediğin yabancı bir kelime
'Kendine iyi bak ki düşme keder eleme'
Sensizken üşüyorum mısralarım ağlıyor
Son umut ışığını yoksa aşk mı söndürdü
Beni mecnun gezdiren sahralara döndürdü
Sevdanın ateşinde yüreğimi yandırdı
Bendimi taşıyorum mısralarım ağlıyor
Gözlerimden kanlı yaş dökülünce sen için
Çektiğim bu acılar söyle vefasız niçin
Bir adım karanlığa atınca sanki hiçim
Tut beni düşüyorum mısralarım ağlıyor
Kul Çerçi'me yaşamak yine mi haram oldu
Bak bu gece de gözün kanlı yaşlarla doldu
Senin ömür çiçeğin her gün daha da soldu
Ecele koşuyorum mısralarım ağlıyor
Uçurum kenarında sallanırken bedenim
İnan yaşamak için kalmadı bir nedenim
Arkama bakmam asla bil ki çeker giderim
Dağ tepe aşıyorum mısralarım ağlıyor