Miyop Anlar Sendromu
Dieses Gedicht wurde am 22.06.2011 zum Gedicht des Tages gewählt.
-Gözyaşlarımdan akan sadece keder olsaydı
yanaklarımda kururdu da imha ederdi kendini. -
Ne insanlar geçti sırtımdan:
Zihnimde bir kasımpatı edasında dikildiler yıllarca
Sonuna koştuğum ömrün adım başında
geriye dönmem için yalvaran ilham perileri
ve gecenin o ağlamaklı, şafak gözleri.
Doğmak dediğin üç sayfalık öykü
neresinden tutup neresinden çevireceğine kalmış.
Oysa ölüm için yazılan kitapların kara örtüleri
kollarımda bileklik, yüreğimde zulüm.
Seni gördüğüm güne ağıt olsun!
Yer çekimi gibi bedenim:
Göğe asılı kalmış tüm kâbusların varış yeri.
Ne kadar felaket varsa
pejmürde tarih aralıklarına sıkışmış
Hepsi sende saklı/ bende sus.
Yaprakların yüzeylerine göz sürüyorum buralarda
Damarlarından akan sevgi benimkine denk midir?
Gözyaşlarını defter arasında kurutan
parmak uçları donarken sevgiliye selam duran
sen miydin?
Yoksa Tanrı mı avlanıyordu ara sokaklarda?
Ellerinin şeklini hatırlamak isterdim
sonra avuç içi çizgilerini.
Hayat çizginin ikinci çatalında tersine döndü adımlarım da
geri dönüş yolunu dejavu sanıp kayboldum
Oysa dudaklarından akan her hatıra
göze yürek satan ahitler misali çarpıyordu
sol şakağımın ayakucuna.
Söz renginde kumaşlar sarmalıyorum
dağların etek ucuna
Kulağımı çalan seslere tebessüm edip
yere düşen yaşları sepetimde topluyorum
Ben Araf'a geri dönmek istiyorum!
Cehennem dediğin iki sayfalık öykü
Bir nefeslik beden yangını.
Gözyaşı dediğin ruhun terini dışarı atması.
-Nefesime ses katan gözlerin mi
Yoksa Tanrı mı ağlıyor hikâyenin acı sonuna?-