Mucizeler Ülkesi
bir boşluk hali herşey belirsiz
kalp kendine atıyor vazife uğruna tek düze heyecansız
şimdi hayat sonsuz mavilikte
uçsuz bucaksız bir okyanus gibi
en azından hala mavi
tan vakti ucuza satılmış hayaller şehrinde
makyajı akıyor kadınların
sakalı uzuyor adamların
bir önceki sabahın ütüsü dayanmamış
şenlendirilmiş kadehlerde
çiçeklendirilmiş masalarda
kaç grama satılmış kelimeler uçuşuyor
dostların kanadı kırık
iyi veya kötü günde diye birini seçmek gerekiyor
aşklarda ağarıyor saçlar gibi
gecenin heyecanı da çabuk eskiyor bu sokaklarda
daha az önce çevresinde dört dönüyordu
kırmızılı kadının ağzı içki kokan adam
diğer yanda tomurcuklar açmış bahçede
yeni bir güne hazırlanıyor çiçekler
ellerinde umutları olanlar aşka koşuyor
yaşadıklarıyla kirlendiklerini sananlar
onlarında ümitlerini çalıyor
vefasızlaştıkça insan egosunu yeniliyor
en çok bilenler çok yanılsmada hayattan çalıyor
buralarda zaman yok
düş kırıklıkları mevsim sayılıyor
ya hiç gelmeyecek olanları bekliyor
kendiyle yüzleşmemiş gönüller
ya ..esiri oluyor düzenin..korkaklar
aşk bu şehrin üstünden günde kimbilir kaç kere uçuyor
başlarını öne eğmişler
gözlerini hırsa dikmişler
gözlerinin etrafına çit örmüşler
kafalarını kaldırıp bakmıyorlar
kalbinde güzellik taşıyanların
umudu olanların başını okşuyor aşk
onları kanadına takıp
mucizeler ülkesine götürüyor
orada herşey mümkün oluyor..elbette insan olanlara ve aşka inananlara
abhazgülü