Mutfak Günlüğü
Dieses Gedicht wurde am 28.11.2009 zum Gedicht des Tages gewählt.
baktığımda ufuktaki sisli çatılara
gördüğümde bir küme uçan kuşu
doğmasına yakın güneşte salınırlarken
gölgeler halinde
inandığıma yadsımalar vursa da
kıpırdasa sudan çıkmış dudaklarım
boşluktaki bilisiz yeme
dokunsa
ölümü de anlayışla karşılamalıyım
içtiğim tütün ya da neskafeler gibi
şekersiz
sen bana yaklaşıyorsan yaklaşmalıyım
gelsende sevimsiz sevimsiz
kaçmamalıyım
Aragon'un dediği gibiyse kitap
yudum yudum şiirse
şeytan taşlamam boşuna mı
gelse de güneşli mutfağıma
umutlar vermese de
bir şeyler söylese yine de
her çatının çıkışı var oysa
tüm kiremitlere basmam olasılığı
yüzdeyüzüm istatistiklerde
yanımda uyuyan düşlerimden kurtarsa
dostum baca olmayı isterdim
bütün bir gün güneşlenmeyi
ve en çok kendimi özlerdim
bir evin önünde ki bahçe de
ayva veya dut ağacının gövdesini
kendim gibi öperdim
evet kendi kendimin konuğu olurdum
tokalaşır uzun uzun konuşurdum
oynaşan çocuklara katılırdım
çamaşır asan kadınlara
şiirler yazardım
o zaman ekmek arası marul
veya maydanoz ya da tozlu bir domatese
sonsuz tav olurdum
evet dostum kendi kendimi özlerdim
hayatın tam odağında
komşularıma istemedikleri kadar
yüreğimden fidanlar sökerdim
baktığımda ufuktaki sisli çatılara
yalnızlığımı düşünüyorum
ve ne kadar terketmeyi düşünsemde
olmuyor
yaşamayı bir şekilde seviyorum
en azından dünyanın tüm yoksul çocuklarına
tarlasına sabahı koluna takıp giden kadına
terli kasketini ters çeviren erkeğe
ve toprağına saygıyla bakana
selam vermeden geçmek istemiyorum
bu nedenle
yapılan katliamları konuşmaktan korksalarda
zaman ve tarih kusacaktır yüzlerine
ne kadar delik deşik edilmiş can varsa
eminim tüküreceklerdir kararmış ciğerlerine