O Kadın
hilal şeklinde,al renkli bayrağın
altında bir garip ana,
ağlıyor askerdeki,mehmetçik oğluna
obayrağına sarılıp sarılıp dualar ediyor,
yüksek minareli bir camiinin bahçesinde
sakat bir kız çocuğu yere çömmüş
bir mendil açmış,utanarak dileniyor
arada mendillerdeki bozuk paraları
merakla,istekle tek tek sayıyor
akşam üstü karanlık basınca
elindeki mendilleri,ve çocuğu
ayağı topal,kara bir adam alıp götürüyor
biraz ilerde kapalı bir çadır'ın önünde
eli bastonllu yaşlı bir nine
elindeki taslarla sıraya girmiş aşevinde
torunlarına götüreceği yemeği hayal ediyor
bir mahallede bir grup kadın oturmuşlar
ellerinde kalın şişlerle,durmadan örgü örüyor
bir taraftanda gelip geçeni seyrediyor
arkalarından konuşup dedikodu yapıyor
yine hep aynı saatte ordan geçen
kadını,dışlıyor,bütün mahalleli
kimi taşlıyor,kimi tükürüyor marifet gibi
hiç kimse anlamak istemiyor o fahişeyi
o her şeyin farkında geçerken bu sokaktan
yüzü kızarıyor,unatınıyor renkten renge giriyor
adeta korkuyor o yüzlere bakmaktan
Oysa,o kadın
üzerine basmamak,ezmemek adına
her seferinde gittiği yolu değiştiriyor
başka yoldan gidiyor,çünkü fahişe bile olsa
onun yufka yüreği asla,
bir karıncayı bile inciltmiyor.
not:8 mart kadınlar gününü,tüm bayan arkadaşlarımın kutlarım.