Ölü Sema/zen
' sen berzahım olduğunda, cennete dokunurdum ruhumla... Şimdi bir cehennem taşıyorum sol kaburga boşluğumda! '
Bütün kandilleri üfledi, şehrime düşen eli kanlı ayrılığın
Yüzümde zembille inmiş bir öfke
Ayaklarım bu cebri ayrılığın ifrit kesilmiş suretinin peşinde
Gittikçe sensiz
Ve hiç kadar çaresizim işte
Yığınla karanlığın üstüme yağdığı bu yerde
Aleyhime soyunmuş satırların
Ve inkarı kuşanmış vaveylalarınla
Bir tırnak içinde kapana kıstırdın beni
' sen bir yalnızlık mecburiyetiydin ' der gibi
Bitirdin
Ve unuttun
Unuttun seni sevdiğimi
Eşhedü aşk hallerimi...
Efsa'da yıkanmış sözcüklerinden sonra
Hiçbir lehçe değdirmedim di(a)mağıma
Gözlerime yüzyıllık bir kahır ç/ekip
Susturdum kendimi
Yorgun argın bu yalnızlık ortasında
Ve sen hiç bilmedin
Yokluğunda ikiye bölündü gök kubbe
Dilimde paslı bir bıçak yarasıyla kendimi sırtımdan ittim
Cehennemin en dibine
Ve bir daha dönemedim kendime
Kayıp ilanlarında okuduğum ismim
Küflü satırların yanık kokulu nefesleriyle
Değerken gözlerime
Bütün aynalarda yüzüme tükürdüm
İğrenç ve ayarsız...
Korkak ve yalnız bir kadındım
Melankoli nöbetlerim tuttuğunda yağmur dualarıma sarıldım
Ağlak ve tutarsız...
Aşka küfürdüm!
Her sabah ve her akşam
Yokluğuna çıkan yolları yürüdüm
Telaşlarıma gizlenen o sırnaşık sızıların baskısıyla
Her gece ruhumu yepyeni bir kumpasla göz kırpmadan öldürdüm
Artık ne aşk var!
Ne aşka inanç!
Sus yaralarımı kapatmak için
Psikiyatristlerin yazdığı
' Depresif davranışlarında izaha muhtaç! '
Emrinin amadesi bu zamanlarda
Ne aşk var!
Ne aşka inanç!
26 Nisan-Ankara