Ölümle Doğum Anına
Bir yıkıntı sallanır
Toz bulutları başlar artık gövde gösterisine...
I
Kaçamaklarla dolu çocukluk anıları
-gecenin bir vakti-
Aniden belilir
kulağına fısıldar insanın
fısıltılar kulakta bitiverir
insana fısıldanır.
II
Kaç kere geliyoruz
ölümle-doğum anına.
Sanırım farklı
eşe dosta anlattığımız
-bol kahkahalı anılardan-
Biraz telaş, bilinmezlik
belki heyecan, daha nasıl tarif etmeli
Kısık ateşte birkaç dakika.
III
Teni,cinsi,insanlığı
Kimsenin umrunda değil!
"gözlerinin rengi bile farklıysa
akıtılan yaşlar aynı";
renkleri sanki bizden oluyor.
Belki unutulmak belki güzeli bırakma telaşı,
hepsi aynı
kalmış birkaç dakika
ya var ya yok.
Gözlerde canlananlar aşktan ibaret.
IV
Son bir kez çırpınır göz kapakları
-halde ki balık misali-
Bir kez daha birşey
birşey daha görebilmek için,
-ele avuca gelmez bu diyardan-
Mutlak son yüz ile
uyuyacağız tatlı, karanlık gecede.
Toz bulutları çöker
Yığınların arasında bir tıkırtı duyulur.
Hoş geldin
.
ALİKO