Oradan Bakılınca
Dikilecek acıların sureleri
Cânânın canı, kırkından sonra gülümseyecek
ve iki "yoktan" dediğime gideceğiz...
Sevdasızlığın getirdiği bir avuç muhârip yalnızlık kadar uyaksızdır yarınlar
Çamurlu suyun törpülenemeyen yamacı değer yüze
Ölüm kopuyor şimdi
Teğet geçiyor tahsilli özgürlükler
Genel geçerliliği yok mutlulukların
Gelen geçenlerin faili meçhuluyuz
Çoktandır oluyor bunlar
Çoktandır yazmasını bağladı ece, gecenin türbülans nöbetlerinde
Uçarı kuşların sesleri dağıldı rüzgârla
Bir kadın tutuşturdu bir düşü, tutulacak yanı olmadan
Sonra, aramızdan bağlayacağız selvileri dedi
İnce sızıların finalleri ağlayacak elbet dedim
Aşkaltımıza ilköğretim ilkelliği sunacağız
Sınırlar boyu üşüyecek adımızın kumruları
Ayda basılan ilk gözyaşı olacağız
Sarı yaldızlı karanfiller bırakacaklar kapı aralığına
Öykündüğümüz yerde yarım bıraktığımız hikâyemizi tanıyacağız
Büyümüş olacak o yarım bıraktığımız...
Bunları da diyeceğim
Yıllar sonra...
Saat kulesi, sesli film oynayacak peşin yanlışlarımızdan
Vakit nakittir diyecek
Sus'lara özürleyeceğiz
Ve bir zaman gelecek
Susa özür dileyeceğiz...