Ormana Kıyan Cehalet
Ormanda bir kuş,
Yuva yapmış, çok hoş
Yavrularına bakıyor,
Tek derdi bu biliyor.
Fakat ormanda bir sarhoş,
Naralar atıyor çok boş,
Seviyorum Kezbanı diyor,
?O benim olmalıydı benim
Ama şimdi başkasına gidiyor.
Yakarım lan bu dünyayı,
Yakarım bu ormanı.?
Bencilin dediğine bak,
Duygularının esiri cahili,
Şimdi olacak orman katili.
Yak yak baban dikmişti,
Annende seyretmişti,
Dedende dibine su dökmüştü.
Yok kardeşim bunlar hep böyle,
Soyu sopu orman katili.
Eğitimsiz cahiller
Akılları ya midesinde
Ya da eğlencesinde,
O yüzden canım ağaçları
Kesip paylaşmış
Yağmalamışlar tarlaları,
Tek bildikleri yiyecekleri,
Mısır, buğday, arpaları.
Köylerinde adam bile kalmadı
Kışın yakacak ormanları yokki,
Ağaçları ancak yan köyde görüyorlar.
Tarlaya ekin ekseler
O da sele kurban gitti,
O yüzden çoluk çocuk,
Köyü terk ediyor.
Köyün çayıda iyice kabardı,
Çay genişledi ve vahşileşti.
Hatta kezbanın küçük kardeşinide
Geçen yıl aldı götürdü.
Köylü köprü yapalım dediler,
Tahta için ağacı,
Kendi ormanlarında yoktu,
Yan köyden istediler.
Ormanla yaşamayı,
Dağlarda yaşamayı bilemediler
Ki; yan köylüyle yardımlaşmayı
Nasıl bilsinler,
Köprüde kaldı,
Çay daha birçok can aldı
Kuşlar yuvasız kaldı,
Toprak beyazlaştı ak ak,
Köy yaşlanmıştı bak.
Ekinler bile, fosfatı yemeyince
Diz boyunu aşmıyor.
Çalış çabala iş çıkmıyor, aş olmuyor.
Orman yakan osarhoş, yıllar sonra,
Büyük şehirde belediye başkanı oldu,
Yönettiği mahallede bir ağaç bırakmadı.
Her yer taş yığını bina doldu
Park yap dediklerinde
Büyük bir oto park yaptı,
Zimmetine para geçirip iyi çarptı,
Cepleride doldu.
Sonun da ne oldu.
Kuşlar yeni orman buldu,
Deliormanda yuva kurdu,
Anadolu dışında yurdu.