Öyle Bir Gece...
Devriliyor bu gece üzerime dağlar
Anlatamıyor dil, anlatamıyor...
Öyle ağır ki içteki ses
Katran bir sancıya direnemiyor...
Ne sakladım geçmişe
Ne var ettim geleceğe
Ne yoktum ben şimdi de
Kayıp bir geceye güneşi sordum...
/Hesabın varsa utanma hayat
Bir solukta beni Azrail'a sat/
Çöküyor şu an üzerime bulutlar
Bitmiyor sağanak, bitmiyor...
Öyle vasat ki dilin kemiği
Olmaz denileni söyletiyor...
Ne idim ne oldum
Ne görmüşüm ki ne buldum
Ne vardım ben şimdi de
Durmaz bir akrebe yelkovan oldum...
/Zararım varsa utanma zaman
Bir nefeste beni körlüğüne kat/
Susturamıyor yürek susturamıyor
Bu gece vicdanını susturamıyor
Sınandığım hayat yolu
Duvarlarıma dar geliyor...
Ne öyle ne de böyle
Ne açtım ne de soldum
Ne sonuç çıkarsam güne
Bitmez bir yarına gebe oldum...
/Günahım varsa utanma sırat
Bir çırpıda beni cehennemine at/
Öyle bir gece işte,
Öylesine...
***
Haziran/İstanbul