Özür Dilerim
Yıllar yılı,
Yoksulluk büyüttük koynumuzda usulca,
Ne sen sor ne ben söyleyeyim.
Seçmiş görünmek avuttu bizi,
Yoksulluğumuz zırlarken derinden,
Yanı başımızda yaşama tanık olma korkusu,
Mutlu günler düşledik kendimizden gizli...
Çok konuştuk,
Kendimizin olmayan sözcüklerle,
Anlaşılamaya susayıp sustuğumuzda
Anladık,
Ancak ve ancak
Kendi sözcüklerimizin bizi anlattığını...
Zonklayan başın ağrısını,
Sonbaharda anladık,
Sloganlarmış meğer,
Anlamanın önündeki büyük duvar,
Buymuş meğer yitik cümle,
İnsanın ağrısını ancak insan duyar.
Ağladık,
Ağlatmasalar da ağlardık,
Bir o kaldı elimizde,
Var olduğunu sandığımız,
Her bir şey ufalırken...
Değişmek hep ürküttü bizi,
Değişimin birer nesnesiydik oysa,
Sararmış gülüşlerimizi yenilemek bile,
Bir lükstü darmadağın ömrümüzde...
Fırtınalar dinmedi,
Zamanımız olmadı,
Mutlu bir anı özümsemeye bile,
Boş zamanlara dair hamaset yapılırken...
Durup toplayayım derim,
Kırgın duran her bir yüzü,
Terk-i dimağ etmiş her bir sözcüğü,
İncinmiş her bir hatırayı,
Geç kalmış da değilim hani,
Umut ömrün sebebi...