Palmiyeli Şehrin Kardelen Masalı
'gerçekle hayal arasında hiç bir fark yok nefesten başka'
tanımazken bir adam bir kadını
bir resimden
çerçevesi sözcükten
sevmiş yağmurca
köprüleri cümledenmiş
cümleleri kadifeden
güneş pırıl pırıl parlarken
gölgeler kısa
günler uzunmuş sevenlere
adam kadının dudaklarını
bazen bir martıya
bazen bir laleye benzetirmiş
biri uçan çiçek
diğeri açan kuş dermiş
gülümsermiş
severmiş ebcetsiz
kadın pencerede habersiz
günün birinde
palmiyeli şehre kar yağmış
o kadar yağmış ki
martılar gitmiş
laleler donmuş
gündüzler kısalıp
geceler uzamış
beyaz şehri çok sevmiş
adamın kadını sevdiği gibi
tutkuyla sarılmış sokaklara çatılara
tutunabildiği her dala beyaz giydirmiş
deli divane gezmiş adam soğukta
kalbi donmuş kadını her aradağında
ve bir gün soğuğa teslim olurken
bir kardelen teslim olmuş açmaya
tam başucunda bitmiş
anlamışki sevdiği kadın ölmüş
son nefesinde yağmura dönüşmüş adam
o kadar yağmış ki
su yorulmuş
bütün karlar erimiş
güneş açmış
günler uzamış
martılar dönmüş çığlık çığlığa
adam ve kadını
bir daha gören olmamış
ışıklı göğün altında
biraz su ve bir nilüfer kalmış
palmiyeli caddenin uzun bulvarında