Peri Nine
"Anne yarıma”
çocuktum…
kuş dili bildiğine inanırdım
seni bütün annelerin annesi
bütün çocukların peri ninesi sanırdım
çocuk düşlerimin rengarenk masal kutusu
annem yokken
üstüme sinen anne kokusuydun
onca balkonun içinde senin balkonuna konardı kuşlar
serçelere sırdaş
güvercinlere dert ortağıydın
bir sana havlamazdı sokak köpekleri
kedilerin gözlüklü meleğiydin
avuçlarında şifa bulurdu tüm mahlukat
kurda kuşa gönüllü hemşireydin
kötücül hiçbir duygu taşımazdın heybende
o güzel atlara binip giden insan soyundandın
yedi kola ayrılan yedi fidan büyüttün göğsünde
“karıncalar Allah’ın civcivleri sakın ola ezmeyin” dedin
ezdiler seni, üzdüler…
zemheri vurmuş krizantemler gibi soldu betin benzin
döküldü yastıklara kemoterapi vurgunu saçların
saçların... ah saçlarını nasılda severdin
"deniz gözlüm iki satırda benim için karalasın" demişsin
anneannem…
Peri ninem...
kavmimin doksan dört yıllık ulu çınarı…
hangi şiirin gücü yeter
sendeki anaç şefkati anlatmaya
yada hangi şair cüret eder
sendeki o sonsuz merhameti yazmaya
sen ki; yağmurda saçak altı
zemheride dulda
yanıp tutuşana soğuk su
üşüyene soba
sen ki; ısırganlar içinde
bir narin papatya