Ramazan Davulcusu
"Fatma teyze kalksana, ışığını yaksana
vakit geldi geçiyor, safurunu yapsana"
tamba da tamba da, tam tam tam....
gecenin zifir vakti,
uykunun en kuytu saati
açık pencerelerde inliyor davulun sesi,
ve maniler anne şefkatinde...
ne rahatsızlık duyan var sokaktaki cümbüşten,
ne de davulcu kovalayan,
pijama terlik...
şükran ve minnettarlık var uykulu gözlerde,
üstüne üstelik...
mutfak perdeleri aydınlanıyor bir bir
davulcu mutlu,
sahurcular aceleci...
çaydanlık buharında ıslanıyor davulun tokmağı,
ve maniye bulanıyor gülün reçeli...
yaslansa da göğsüne,
bedene yük değil davulcunun davulu
sokak lambasında gölgeleniyor,
üç çeyrek takılmış şapkası
tamda olması gerektiği gibi
çelimsiz ayakları süpürüyor karanlığı
uyku sersemi kız çocuğu camda sevecen
sokak boyu uzayıp gidiyor hayranlığı...
uykusuzluk parası, omuz yarası
belki günahlarına kefaret,
aç kalmayanların sevabı
her gece sokakların efendisi
o geceye hasret, geceyse alışık
biraz dünyevi, biraz ulvi
duygularsa karma karışık...
hayranım şu güzel yurdumun
iman nimetiyle süslenmiş insanına,
geleneğine, dokusuna...
hasat mevsimi ramazanın bereketi katmerli
nur üstüne nur eklenir,
güllerin kokusuna...