Rücu
geceyi vurdum
ellerim kan
yıldızlar ağır yaralı
samanyolu feryat figan
uyandı içimdeki miskin cellat
şizofreni seanslarında sorguladığım binlerce soru işareti
kışkırttı içimdeki cinneti
kafamı duvarlara vura vura
çıkardım beynimin duldasından aşkı
kağıttan bir kayığı azgın bir nehre bırakır gibi
bıraktım aşkımsı şeyleri
kendi ellerimle yıktım
kan ter içinde inşa ettiğim o firuze gök kubbeyi
gülüşünden
öpüşünden
çocuklar gibi küsüşünden vaz geçtim
süt kuzusu bir bebek
minik elleri ile nasıl iterse salça sürülmüş memeyi
işte öyle vazgeçtim
düğüm düğüm bağladığım seni
iplik iplik söke söke
gelinlikle çıktığı eve kefenle dönen berdel kızları gibi
kendime döndüm
döndüm dönmez olası cehennemime
sakın sadakatsizlik sanma bu eylemi
kahırlı bir sürgün
kanlı bir rücu bu
bir mayın tarlasında aşkın izini sürmekten
kimliksiz gölgenden aşk dilenip
kör bıçaklar gibi
sana bilenmekten vazgeçtim