Şair Sevişi
Zaman korksun
Harflerin şakağına daya kalemi
Her sözcüğün dizeye dönüşmeden çekilirse pimi
Susta kalır şiir dili
Bir ben
Bir kâğıt
Bir kalem
Ölse
Köpek
Tek fark
Zincirlenen
Şair
-Azgın köpek değil-
Pas tutmuş nehir gibidir
Nehir ki;
Akmak ister
Çürük çölden
Dağdan, tepeden
Uzak düşlere
Çocukça hür koşmak
Köpük köpük beyaza
-Güvercini besleme değildir
Kuru zeytin dalına su vermez-
Prangaları kırar
Güneşi uzak diyarlardan ister
-Mavi-
Yıldızı alaza sevdalı
Ekmeği az
Tuzu hep vardır
Işığı ışıldar
Kara bulutları yırtar
Gök suya vurulu
Ceylan olsa ürkmez gün boyu
Desem(!) Anlar mısın?
-Göksendi-idnebuS-
Ay, hüzün taylarını toplasa
Söğüt yapraklarında kundaklanır
Nesne ve kavramların gölgesi
Ayva kırbaç gibi şaklatsa çiçeğini
Acıya düşse
Sol yanı
-Ahh! kalbidir o-
Anlatır kendince yaşadığını
Der:
Meneviş ağlayışı
Sürtündü kıyılara hüznün şarkıları
Sakallarımı dolasam
Kuyruk olur rüzgâr
Muhtevası ben
-Uçurtma/m-
Kuşlar uçar
Anlar mısın şimdi
Şair sevişini