Salıncak Yontusu
Sıfırın altında kaldığım zamanlarda
Alnımızdan gökyüzünün geçeceğine inanırdım
Geçmezdi lanet o'lası, yine de inanırdım
Henüz kimse tarafından kurulmamış bir cümle
O gece oraya uygarlığın bütün firarilerini ve korkuluklarını toplar
Şehir dışına itilmiş ağaçların öyküsünü anlatırdı
Ön yargılarını öldürdüğü için aranan sefil bir şarkı
Bacak bacak üstüne atmış bakışıyla adaleti tamir eder
El kadar yaşama sevinci kocaman intiharı yere yatırıp
Dayak atardı sistem hatası bir kalbin ortasında
Aramıza yeni katılan saygıdeğer yenilmiş
Etrafına dünyayı toplar kendinden bahsederdi
Günün çöplüğü ve yeryüzünün yüküyle
Yaşlı bir assolist gibi sahneye çıkardı tarih
Sonra sen çıkıp gelirdin fesleğenleri uykusundan kaldırıp
Her şeye siyaset karışırdı
Böğürtlen kokardın, böğürtlen kokmak doğuştan dudaklarının hakkıydı
ve kokun ülkeyi ikiye bölerdi
Unutmakla görevlendirilmiş şehirlerin bacasından
Kasıklarıma yağan kömür
İzinsiz arama yapardı incitilmiş bilinçaltımın odalarında
Kıştan kalma günahkâr bir öksürük çıkardı üstümden:
'Beni kimse sevgilimden daha iyi öldüremez '
Çekip giderdi şefkat satıcıları
Göğsümdeki kavgaları görünce
Zamanda asılı kalmış bu his
Kuş gülüşlerinden yapılmıştır
Her şey beni yerden yere çarpma yarışı
Gövdem oyulur, Doğu yağardı üstüme
Karılarını yasal mermileriyle aldatanların bıçağıyla
Otopsinin tarihçesinden hep infaz çıkardı
Kimse demezdi; aga bu ne!
Az sonra buradan gökyüzü geçecek, lütfen bekleyin
Elimin unutkanlığını düzeltmeye çalışan
Açıklama arsızı noktalı virgül bile
Buna inanmazdı
Vakit dolduğunda sen ve kokun giyinip giderdiniz
Her sevişme sonrası olduğu gibi
Ardından beton dökülürdü aklıma
Fısıldardım ayak izlerine, ey sevgili, ey, ey, ey, y
Aklımdan çıkma sakın onlara benzerim
Şimdi gidip kendimi artık kimsenin uğramadığı
Paslı bir kütüphaneye bağışlamak
Kesici bir şeyle...
Ve şiir dışına itilmiş iki ağaç olarak düşünmek bizi
Yan yana, gözden çıkarılmış iki kanun
Aramızdaysa; salıncak yontusu
ve toparlanamamış bir adam
Bu gece de, buradan gökyüzü geçmedi
İnancın kendini kekelemesiydi bütün olan
Gözleri dolmuş alçak gönüllü bir sayı
Masallarını feda ederek
Kanla beslenen ulusların sınırını sorumsuzca terkeDİP
Vatandaşlık talep etti nirengi noktasında
ve bazı ruhların rüzgârdan yaratıldığını
Hatırlatan
Eskimiş kuşkulu bir papatya
Üstü çakıllarla örtülmüş bahçesine geri döndü
O sırada yerçekimine direnemeyen çıldırmış bir ses
Düşüp dudağını patlattı;
(Aklımdan çıkma sevgilim
Onlara benzersin)
10 Ağustos 2012