Sana Gelmekteyim
göğsümde her biri
bir sırdan arda kalan
üst üste yara
hasmının en keskin usturasıyla çizilmiş boydan boya,
bir ucu hasrete
bir ucu sana
bir ucu hep fukaralığa uzanır...
geleyim der bir yanım,
öte yanım kıyında yosunlu taş
ağlar durur,
üzerinden sönerken
son ışığı günün,
dalgalar döver
devinir su ile zaman
ve de
zaman içinde zaman,
durmaz saatte durduğu gibi...
kabuk bağlamaz ki bu yara,
eskimedi o türküler,
duyuyorsun
duyuyorum,
çalıyor
söylüyor
bildiği gibi onlar,
bildiğin gibi
hep aynı işte,
sana gelmeliyim ama
bu yaralara merhem sür ne olur...
sen
ayın şavkı ile
dingin
o enginlerin denizi,
ben
burçlarında sevda tüten dağların deresi,
ışığım isyan ezgisidir
süzülür,
gelmekteyim...
gelmekteyim...
gelmekteyim...
bin yıllardır
bağrına senin...