Sana Ne Yaptık İstanbul
Taşını toprağını sevdim de
Sende ne buldum?
Aşını yiyemez,
Suyunu içemez oldum.
Havanı soluyamıyorum İstanbul.
Kıyamet kopuyor İstiklal Caddesinde.
Taksim'de,
Ata'mın karşısında donup kalıyorum.
Taş çatlıyor...
Utanıp bakamıyorum İstanbul.
Karanlık çökmüş arka sokaklarına.
Bataklığa inen basamaklarına
Pusu kurmuş avcılar...
Köstebekler cirit atıyor bodrumlarında.
Korkumdan yaklaşamıyorum İstanbul.
Mekan mezhep,para din olmuş.
Cinden önce çarpar,herkes hin olmuş.
Kurumuş sebiller,içki sel olmuş.
Aç açık tünemiş örenlerine.
Çekinip,dua okuyamıyorum İstanbul.
Kapkaç,uyuşturucu,tiner...
Azraille ortak sanki.
Kedi köpek besleyen beşer,
Böcek gibi eziyor kardeşini.
Bir türlü anlamıyorum İstanbul.
Yüreğimde paslanıyor çiviler.
Nereden gelip,
Nereye gidiyor bu gemiler?
Boynu bükük kaldıkça bekleyenler,
Sevdiğime el sallayamıyorum İstanbul.
Herkes bir yanını alıp övüyor.
Yedi bölge,yedi tepene biniyor.
Biri safa bulsa,bini sefil oluyor.
Bilmem ki senden ne bekleniyor?
Neyin özleniyor?
Sana ne yaptık?
Nedir bu düğüm?
Çözecek kimse göremiyorum İstanbul.