Sandık Sesi
Barış teklif ettikte, sana ey Tufan ağa,
Arkasından dersin ki,"Artık barışmıyoruz."
Üretimi bıraktık, yabana kaldı doğa
Gelecek felâkete, gayrı karışmıyoruz.
Köylünün oyu ile, seni muhtar atadık,
İtiraz edenlere, mağlubiyet tattırdık.
Tarihsel bir kişiydi, gazi sayılan yatık
Onun soyuna bile, sana oyu attırdık.
Senin seçildiğine, civar köyler sevindi,
Düşmanlar korkarlardı,savaşçı idi çünkü.
Ortaklık başlayınca, endişeleri dindi
Derler "Bize uygundur, seçtiğiniz bu günkü".
Büyük umut bağladık, İhtiyar heyetine,
Dine bağlı idiler, hak hukuk bilir dedik.
Keşkelere boğulduk, bakınca niyetine.
Baklavayı beklerken, İsot biberi yedik.
Komşular darıldılar, eski komşularına,
Kâfir gözüyle bakar, namazı kılmayana.
Türbanlılar lâf atar, yollar da şuna buna.
Sefa sürelim derken, köz attık tatlı cana.
Köylerini terk etti, köyün akıllıları,
Üretimde kalmadı, sadakayla beslenir.
Makbul nesne sayıldı, çenede ki kılları
Mürekkep yalamışlar, ilkelere seslenir.
Caddeler ve sokaklar, doluverdi araba,
Komşu komşularına,diyemiyor "Merhaba"
Camiden çıkanlarsa, gidiveriyor bara
Pusulayı şaşıran, her gün toslar duvara.
Muhtarım Tufan Ağa,Çiçek'i yapma ahraz,
Sınırları zorluyor, siyasi düşünceler.
Ulusun ağız tadı, olamadı akkiraz
Çıktığın sandıkları, köylü kazmayla deler.
2231...25/ 04/ 2012