Saplantı
Geçmiyor ne yarama tuz ne doygunluk anım deselerdi gören gözlerin hükmünde sana dünya malını bağışlasalar acaba neyi verirdin karşılığında o herkesten sakladığın gururumu övüp bitiremediğin yeteneğin mi söylede rahatla...
Aşkı sen icat ettin belkide Mecnunun kankasısın Leyla senin amca kızı delinen dağlar arka bahçe içindeki gurur çöp olmuş görmedin biliyorum gitmedin görüyorum kılını bile kıpırdatmazsın nereye gider ayrılıklar nerde yön bulur sevda bu evler ne olaki kim kapadı yolları bu bardak su doluydu şu kültablası izmarit yok bu saplantı ikliminde hadi gel rahat et...
Kaç kere görmüştüm ayak izlerini bu şeytan ucube kadının salonda kanepede cadı tırnakları ve saçı vardı yastıkta ölmez otları tıkamış sürahinin ağzına içen ölsün diyede bir türkü...
Saplan derdi yük etmiş kendine insanların damarından bir ok ve sevda çeşmelerinde ab-ı hayat suyuna siyanür kat genişlet vicdan denilen hayasızlığın gölgesinde büyüt bencillik cinini...
Olmaz deme bak sen okunmuş tohu ekersen o toprakta kirkrnmediği sürece namuslu büyür ahh o namus denilen kavram artık hangi uçutmanın ipine takılmış hayasız ellerde şekil alıyor...
Bu saplantı ikliminde akıllılar gelsin deliler zaten doldurdu tımarhaneyi...
Gülün gayrı.../