Sayende Hayat
-Bu kadarı kâfi-
Lâl duvarların uzaklığından alınır rüzgâr
Salınarak eğilen dalların
Mizacına dokunur ayrılık
Kuralsız, çırılçıplak
Ses ver
Oraların ihtiyar ağaçlarını anlat bana
Camsız yağmurların
Elverişli şefkatine serilerek
Ayın yarım simâsı
Hafif lila rengi bir havada
İçli sâlih kardelenlerin
Ölüme âşık beyaz kelebekler eşliğinde
Eli cebinde yürüyen şu delikanlıya bir bak
Tüm payidar devrimleri öptüğü ân
Sayfalarca unutulduğunu
Ne çok dünleri kaybettiğini
O sevgilinin vedâ busesini
Dünya hâli çırılçıplak, ihtiyar bir liman gibi
Bilinmeyenler salıncaksız bir çocuk
Geridönüşü olmayan yarınlar
Düğüm düğüm
Çözemezsiniz hiçbir sihri
Anlaşılır olmadığından
Doğum günleri
Hatırla ki doğduğunda ağlıyordun
Meşakâtli uzaklığın hayalinden
Ümmi çağrılara devâsız dertler eş oldu
Fasılların ardındaki yalnızlık
Sessizliğimden avuçlarımı doğurdu
Vücut bulduğum
Yersiz yurtsuz
Boyası akmış trenlerin
Ucuna konan kuşu resmeder şu dünya
İşte bu yüzündür
Yapraklarını bir bir döken hüznün yüzü