Sen Ol
Usul usul sokul kollarımın arasına
Teninin ateşini yüreğinin sıcaklığını hissedeyim
Volkan dudaklarını yakından seyredeyim
Derin ol ki kaybolayım sende ve bir daha bulamayayım yolumu
Sen hiç üşüdün mü geceleri
Yastığına sarıldın mı sevdiğine sarılırmışçasına
Sanki yanında yatar gibi okşadın mı yanaklarını
Güneş gibi içini ısıtırken mutluluğu tattın mı zirvede
Sen hiç gözyaşlarını içine akıtarak ağladın mı peki
Gözlerini açıp kollarının boş olduğunu görünce
Elini uzattığında uzanamayışına çırpındın mı?
Acizliğin son haddini yaşarken susuzluk çektiğini hissettin mi?
Yalnızca geç karşıma otur
Zülüflerin tel tel dökülsün yanaklarından
Gözlerinin içinde seyredeyim kendimi
Beş duyu değil daha fazlasını sen yaşat bana
Başka yaşanacak yer olmadığını bil sadece
Ölüm kokusu gibi kaçınılmaz ol hep karşımda
Zaten vazgeçilmezimsin bir de sonum sen ol
Hatta sonumuz olmasın
Sonsuzluğa açalım yelkenimizi
Sert rüzgârlar da olsa keskin dalgalar da
Kenetlenmiş parmaklarını parmaklarımdan koparma
Tırnaklarını geçir avuçlarıma
Akan kanım yolumuzun parolası olur