Sesinin Uzağına Düştüm
Çoğulsadığımız yalnızlıklar içinde yaşarız tekilliğimizi,tekliğimizi..
Ve uzak kokular hiçbir zaman bu kadar yakın olmamıştır...
(26ekim1998.)
Sesinin uzağına düştüm,
Yakınındayken.
Uzağına düştüm,
Düşümün,
Düşümdün.
Gözlerinin kıyısında sürdüm sürgünümü.
Yaşlandım
Dudak izlerinde,
Parmak izlerinde.
Cam kadehlerin terkisinde....
Yaşlandım,zamanı ...tir edercesine...
Sürek avına çıkan
Avcının yüreğinde
Dağa çıkarttım düşlerimi,
Seni ve gözlerimi....
Düşlerimi güneşlere götürün dedim onlara...
Düşlerimi mavi gözlü çocuklara...
Kanatlanırken,
Gizli yalnızlığında gökyüzünün...
Ardımda kimseyi bırakmadım.!
Oysa...
Bilmediğin o kadar çok şey varken ve öğrenme hevesinin kayıp ilanları verilmişken,üçbeş sayfalık gazetelere...
Bir yangının ortasında olduğunu bilmiyordun...
Yanmam sandın,
Ki... yanmadın!
Kor olur sanmıştım yüreğim ve aşkının sesi beni durdurur..
Gerçekler ne yazık ki düşlerle örtüşmüyor!
Evet düştün sen,
Bir yangının faili...
Çıkardığım yangın,
Bil ki...
İkimiz içindi.
(Önce kendimi bulmalıydım,ikimiz için....)
Kendimi bulmak için çıkardığım yangında....
Önce küllerimi buldum.
Sonra seni.
Terkedilecektin,
Belki de terkedilecektim.
Biliyordun.
Gelmedin!
28 mayıs 1997