Sevgilim!
Ben dağılıyorum sen topla
Zamanın zamansızlığında
Anlamsız karmaşaların arasında
Oturdum uzaklara zemberek kırılmalarında
Unutkanlıklarımı yutmakta kalabalık çığlıklar
Hiçleri düşünüp boşlara kanıyor yalnızlıklar
Korkularım bana uzak senle dolmakta
Bilinç iknasına yetmiyor durulmazlar akmakta
Gözyaşı seli basmış birikintilerde dalgalar
Sevgi gizlerimide kum taneleri çekilir denize
Kaya çarpmalarında dağılır zerrelerle
Ödlek kaçışlar havan darında darmadağınlar
Dağınık adımlarda yürüyüş kararsız başlar
Yön sapmalar koku takibinde aramalar
Aşk idolünü semaya yazıyor bulutlar
Ay kılavuzluğunda dizilecek yıldızlar
Bir gece!
Anlamsız karmaşalarda sebepsizlik kaldı benimle
Fırtınalar koparken içimde unuturum diye
Yürüyordum arkamda iz bırakacağımı düşünme sende
Hız alıyorum cehaletin vermiş olduğu cesaretiyle
Tek başına!
Okyanusun tam ortasında
Tek küreği kayıp bir sandalla
Uzaklara bakar buldum
Senin sorularında
Ufka bak dedin...
Güneşin doğduğu yere gel diye seslendin
Karamsar gecelerin sabah ettirildiği yere
Kayıp küreğimi bulup verdin elime
Şevkle asılıyorum insafsız geleceğe