Silifkem
Göksu yine kabarmış gürül gürül çağlar
Silifkem'in sırtını dayadığı ulu ulu dağlar
Yaylaklara çıktıkça karşılar dizi dizi bağlar
Türkmen kızı ata binmiş ardı sıra ağlar
Ovaya inince var birkaç insan
Ayakta çarık, başta kasket, üstünde mintan
Sabahı da ne güzel ağarıyor işte tan
Silifkem'den başka yok bana vatan
Geri beri gelince karşılar ura olba
Kadınlar dezgaha gider hasır çanta bir kolda
Irmağının yamacında saplıdır birkaç olta
Bulamadım Silifkem'in tadını ne yağda ne de balda
Kaleden bakınca her yerde sensin
Kulağımdan hiç eksilmiyor poyraz sesin
Gurbet ele çıkınca hep özlemimdesin
Yok, cihanda ne benzerin ne de bir eşin
Bozbey idim Yörük geldim Yörük giderim
Silifkem sen olmazsan acep ne ederim
Ham çökeleğinle Yayık ayranını nerde yer içerim
Silifkem senin en çok sabahını severim
BOZBEY