Şimdi Hüzündür Günlüğüm
-değerli İnan Keklik'e-
bu şiiri yazdığımda
limanlar defter, gemiler kalem olmuştu
bir masala gibi gelecek gölgende uyuyan hisler
ama masal değil hayat dediğin
hepten gerçek
çürümüş yaprakların kararsızlığında
bir bankta oturmuş dinleniyorum
gelip geçen yaz ve kış mevsimi
canlanıyor gözlerimde
eski aşk satırları
canlanıyor hayallerimde görmediğim vefalı yıllar
ne söylesem bilmem
kolay olur söz söylemek
ama çekmeden bilemezsin hayatın tadını tuzunu
bilemezsin yoksulu-fakiri
bilemezsin arkadaş
güneş tepeden yağar gün doğumuyla
gebedir sözler dile
söylemek için ısrarla yağmurları ıslatır
sözlerin kayalıklarında çıkmak bazen zor olur
zor olur ama gün doğumuyla
sözlerde değişik lehçelerle
doğar yeniden
köyler artık gridir kente
siyahlar bürünmüş mazi günlüklerine
düşünmeye gerek yok eski dünleri
artık aşk dokunmuyor bugünkü yüreklere
dostluk operasyonları gerçekleşmiyor gece sessizliğinde
vefalı soluklar mahşere kaldı
uzatılan ellerin dikenleri zor be arkadaş
yalan zırhını giymiş sözler
doğruluk okları isabet etmiyor
güneş ne tarafa doğacağını şaşırmış
güneş doğruluğun ispatıdır
güneşe isyan eden çok...
yürekler menfaatten budanmıyor
gönüller vefadan yana budanmış
sarhoş köşelere sızmış kalpler
vicdan kararından yoksun
kimliğini kaybetmiş
serserice dolaşan bulutlar gibi
özünü kaybetmiş
insan olmamak için son imzasını atan
nice çalıntı insan kılıklılar var arkadaş
paslanmış hayat
bulanmış insan genleri
yaprakları dökülmüş, çürümüş gerçekler
feryatlar
ah-vahlar hep göz boyama
aşklar gelecek için toplanan birikim
arkadaş!
sessizce dal gönül limanına
yağmurun süzüldüğü yerde
bakışınla ıslat gerçek dışı olmayan sözleri
yabacıdır bu baharlar gerçeklere
hecelerin balkonunda seyret şehrin ışıklarını
ölümle yüzleşecek düşüncelerin
çayını yudumlarken
bir akrebin etrafında dolaşıp sana rahat vermediği gibi
hayallerinde sana rahat vermeyecek
çünkü hayallerinde kokuşan şehvet
kırışmış sözcükler eser
tüm gerçek dışı sözleri yakıver hayat cehenneminde
yeniden yağmurların süzülüşünde
in sözler vadisine...