Sonsuzluğa İthaf
Ölümsüzlüğün sırrını bulmuş olsaydım eğer bu gece,
Sabahı bulmadan aldığım yere iade ederdim öylece.
Sonsuzluktan delice korktuğumu bir çırpıda anlatır,
Sonu olan şeylere alışkanlığımdan bahsederdim.
Bitişlerin artık eskisi kadar iç acıtıcı olmadığını,
Fakat artık süregelen hiçbir şeye rast gelmediğimden buna yabancı olduğumu söylerdim.
Bilinmezliğin insanı nasıl bir girdaba alacağının tedirginliğini hissederdim önce.
Şu soluğun bile sonu olduğunu bilirken,
Gitmişken her gelen/bitişi baştan bilmeden,
Zaman, yaraların kabuk bağlayınca deşilmemesi gerektiğini öğrettiği gibi keskin bir şekilde bitişleri öğretirken,
Sonsuzluğu büyütürdüm gözümde.
Korkunçluğundan kaçardım bilinmezliğini öğrendiğim ölümsüzlük zehirinden.
Bırakırdım, her nefes verdiği derslerle sınasın yaşamı, korkular esir etmeden..