Sorgulama Eylemi
Yargılar vardır
Saydam camda kapalı bir müze gibi
Oysa ne olursa olsun
Yaşam sızar içeri
Titreşir tüm camlar
İnce ince dağılır
Silinir tüm gölgeler
Nedir doğru, nedir yanlış?
Evren kendi sorgusunda
Sonsuzlaşıyorum, uçuyorum..
Ve kanatlarım son provasında uçuşumun
İnsanlar vardır..
Sahi nedir insan?
Kimi tutkudan çıldırırcasına okşar ellerini
Kimi oturur aynı yerde
Yüreği demir bir kılıfın içinde
Çıldıracağım..
Beynim bu zıtlığın harcı değil
Kara bir boşluğa bürünüyorum
Gerçek değil!
Rüya değil!
Bir arafın çığlığı çınlar
Çırpınan soluğumda
Sorular vardır..
Berrak bir masal gibi
Nağme nağme yükselir
Pırıl pırıl yüzyıllardan katlarıyla
İnsanları dirilterek
Bütün dünyaya yeni bir sayfa açan sorular
Yeni baştan yaşatılmaya değmeyenleri bile dirilten sorular
Bu bir sonsuz arayış, diyalektiğiyle
Daha güzeli,
Daha iyisi,
Daha doğrusu için
Sözcükler vardır
Bilirim sözcüklerin gücünü
Yüzyıllar boyunca gelen trenlerdir
Birbirlerine sıkı bağlı
Uygarlığın nasır tutmuş ellerinin acısıdır sözcükler
Bir halayın topraklarına düşmüş taçyapraklarıdır sözcükler
Ağır ağır çekiyorum ışığı
İnce iplikler gibi
Beşikten mezara dek saçan ışıklar
Sabır veriyorum tüm yaşama
Kızgın kumların ortasına dikiyorum tüm sorularımı
Filizlenir sorgulamam
Çölleri emziren kadınların göğsünde