Söz
Söz
rendelenmiş
savrulmuş odamın köşesine.
Kelimelerim çıplak.
Şefkat içmeliyim biraz...
Acılar
peşinden koşup
yetişemezken talihe
oyunu sürdürüyorum.
Kaybetmek yada
kazanmaktan çok
oyunda kalabilmektir
mesele.
Söz
parıldayan cillop bacaklar gibi
önümde yürüyen.
Bu tehlikeli yolda
sözün peşinde
ölüm geçiyor yanımdan
aşk geçiyor yanımdan
talih geçiyor yanımdan.
Koşamıycağım kadar
kalabalık kaldırım...
Sözü arıyorum hala...
Bazen bir barda görüyorum onu
üzerinde beyaz elbise
bacak bacak üstüne atmış
oturuyor.
Kendime bir içki söylüyor
seyrediyorum onu.
Yanına gidip sormayı düşünüyorum
'o sen misin?'
Harika bir kıça pantalonun
oturması kadar pürüzsüz olmalı
söz...
Sokak soğuk ve boş.
Nerdesin?
Ceketimin yakasını kaldırıp
yürüyorum.
Oyun devam ediyor
kesintisiz
gece ve gündüz
söz bizi izlerken...