Suçsuz Cesedin Kalbine Saplanan Nergis
Dieses Gedicht wurde am 01.05.2012 zum Gedicht des Tages gewählt.
solgun bir yağmur sonrası
iki büklüm ayın yüzünde gizleniyor hüzünler
geceyi yırtıp gündüze yaklaşmaya çalıştıkça güneş
aleni satırlarda üşüyor yazlı sesteş
kuş geçiyor gökkuşağının belinden
sessizce ö(r)tüyor nakış nakış işlenmiş sancısını
şark dönüyor habire sağa sola
ona bana
varlığa yokluğa
erguvan serap yüreğinden denizin sırma saçlarına doğru
tenha gök zerresinde tebessüm saklamaya çalışıyor usandıkça şehirden
sedef gibi inci tanesi usunda yorgun ceylan
virane çıkışlarında hazan
eksik bir yan bırakıyor içinden
çığ düşüyor sonra köşeye
çiğ konan bir yaprak mevsimindeyken ömür
hakikat eksiliyorken bugünlerde
yalan konuyor ayan beyan dilime
saklanan sızıntım
kendimi ele veriyor ertesi gün
sabra uzak
hırçınlığa yakın kalıyorum ardından
billur bir nergis kokuyor peşi sıra o yalnızlığın
iliklerine kadar kalbine attığın taşlar kaplıyor yarınımı
usulca pencereyi açıyorum bugün
hıncahınç sevda dolmuş o yanım
iğfal edilen kaygılarımı
karanlığa gömüyorum dün
korkmak sarıyor dört yapraklı yoncamın sonsuz etrafını
eksiksizce
canımı astığım ağaçların çaputlarındaki uzaklığın
dibine kadar gidiyorum
seni düşünebildiğim kadar
düşünüyorum
bir düş geliyor sonra
arka arkaya
aklıma
saplanıyor yokluğun
umarsızca
gidiyorum belki o gün
seni orada görüyorum
elime alıyorum avuçlarını
parmaklarım
kopuyor sonra bazı bazı
vedalaşıyor bahar ilkinden
inzivaya
çekiliyor iyi ki'ler keşkelerin sesinden
sencelerin artık önemi yok
benceler bir ceset kadar suçsuz...
30.04.12