Tam Unutmuşken
Dieses Gedicht wurde am 27.08.2026 zum Gedicht des Tages gewählt.
Ben'se taşlarımı ayıklıyorum hãlã
Bu kadar taşı ne zaman yuttum, bilmiyorum.
Dalgınlığıma gelse, biriyle tokalaşsam
Taş kesilecek diye korkuyorum.
Beni görenler "taş kadar taş yağsın başına!"
Bile diyemeyecekler artık
O kadar çok taş yutmuşum ki
Dünyanın bile bir taşı kalmamış kafama fırlatacağı
Bırakın diyorum.
Bırakın son taşı da yağsın göğün
Üstümü usulca ah`larıyla örtsün
Ben artık son kullanma tarihi
Öfkeli bir çocuğun eline ait olan
Sürgünlerden kalma Doğu`lu bir taşım m.adam!
Her zaman atılmaz kurşunlar
Ellerimi yukarı kaldırarak acıya teslim ettiğiniz,
Irkçı ve faşist taşlarınızı doğrulttunuz önce yüzüme
Merhametli bir kütüğün vazifesi oldu üstüne
Siper ederek kendini, evinden kovulmuş gövdeme
Kollarımı pütürüne sürttüğüm bir ağaç
Kollarımı dünde bıraktığım
Kollarımı yarasına sardığım
Kollarımı annesi bilen öksüz bir ağaç
Biz bir kadının yarasını arıyoruz
Oraya nasıl gidebiliriz, diye sordu bana
Ağacın incinerek yere düşen birkaç yaprağı
Delik deşik olmuş gözeneklerinde haddinden fazla kırıkları...
Dümdüz gidin, dedim madam
Bir kilometre sonra ışıklı yaralar gelecek
Görürsünüz zaten
Parlayıp sönüyorlar rengârenk çiçekler gibi
Sola dönün o yavşaktan!
Karşınıza çıkacak ayaklar altında çiğnenen insan onuru
Dikkatlice geçin üstüne basmadan
Sonra baskılar,
sonra savaşlar,
sonra kişisel k.ayıpların
yalın fakat yoğun,
insan ruhunun kırılganlığına dokunduğu
direnişleriyle karşılaşacaksınız sessiz.
Görmezden gelin onları da, bir alâkası yok sizinle...
Üstünüze alınmayın, bunlar olağan şeyler
Her zaman yaralar konuşmaz m.adam
Belki kanları çekilmiştir bu sefer
Anlamak isteyen anlar.
Gözlerine bakarsanız eğer
Tam unutmuşken, bir yaprak gelip beğeniyor yaranızı...
Buna sevinmeli miyim, bilmiyorum.
Güzel kanıyorsun, diyor.
Arada gelip hatırlatın diyorum.
Arada ağlatın
Arada güldürün
Arada vurun
Arada tükürün
Arada öldürün
Taşım ya hani ben nasılsa
Hatırlamak istemeyeceğiniz bir anınız kalırsa yaramda
Koklamak istersiniz belki
Onu da koparmak yaprak gibi...
4 Aylık...
16 Haftalık...
112 Günlük...
2688 Saatlik...
161.280 Dakikalık...
9.676.800 Saniyelik...
580.608.000 Saliselik
Hiç gülmeyen kırışıklığı yüzümün
Oldu mu o kadar m.adam?
Oldu diyor bir duvar.
Kulağa o kadar uzun geliyor ki…
Sanki çağ atlamışız gibi
Milenyum'a falan geçmişiz gibi
Ölmüşüz de dirilmişiz gibi...
Vayyy be!
Eeee? Daha daha nasılsınız m.adam sizinle görüşmeyeli?
Yaralarımın artış sayısı, sadece kalbimde
İki milyonu geçti, diyor kadın
Siyasî ağrılarım 25 dile çevrildi dünya çapında
Merak edip de alıp okumadı kimse
Kimse cesaret edemedi elleriyle dokunmaya ütop/yasına
On hektarlık temeli atılan bir yalnızlığın
Milyonluk tiradlarıyla serenad yaparak duvarlara
Uçup gittim ben de Kanarya Adaları'na kimliksiz
Taşlarımla kanar gibi
Dalından koparılan yaprak misali sevgisiz
Ölene kadar görmedim hiç, bir kanarya nasıl ağlar?
Bir kullanıcı "sen onu bir de bana sor!" diyor.
Sordum, tam unutmuşken defo(l)larımı mazide
Başka bir kul anıcı da gelip yaranızı kazıyor, beğeni tuşuna dokunmakta kararsız
Böyle giderse üç milyonluk tiraja ulaşacak trajedim
Kimse de okumaz bilirim, 30 farklı dille gömülse bile cesedim
Ben de kanayan adalara uçarım José'yle
Ölene kadar da hiç görmem orada bir kanarya
İncinmişliklerimi inci.l gibi takarım göğsüme
İsa'nın ağrısı gibi sessizce
Fahrî olarak aynı ölümün yasını tutarız Meryem'le
Ölmüş olmalıydık çoktan derim oysa
Taşlarımız ağırlığınca, parsel parsel
İhanetlere rağmen dirençli yanımız
Bizi burdan sürüp götürsün
Her boyun kendi yarasından öpülsün
Üzülmeyin madam siz de!
Yaşamayıverelim bir sevdayı da ölümüne
Reddediyor ölmeyi ve gülmeyi
Bir kadın ve bir kurban
Bir de kırmızı bir kedi
Hepsi kanlı bir savaş serisi
Anlatsam size uzun sürer şimdi
Küllü külliyat 50 ciltlik
Tam unutmuşken
Bir kullanıcı gelip
Öpüyor yarasını
Tozlu r.aflarda henüz birinci baskısı
m.g
https://youtu.be/Q7Brp207vVA?si=qkitETmu0jfdiUl2