Taşlar İle Muhabbet 3 Ya da Baykuş
Cümle mütehassıslığına öykündüğümden beri,
İçimin hezayanları ile yadsınamaz rutin içinde yeni varyasyonlar içindeyim.
Ben seviyorum öznenin,cümle içinde kaybolmasını,
Sözü çok uza (tıp) da,anlamının dağıtılmasını,
Belirtilerini topladım da biliyorum,
Çok geçmez bir kaç yıl içinde alzaymır olacağım.
Ey benim iki gözüm,gönül hanemin sahibesi,
Ey ömrümün kimsesiz tarafı.
İnan ki,ben sevda yolundan ayrıldım,
Ne seni bekliyorum nede bir başkasını.
Mucize de istemoyorum musibette,
Kir'imde bir günah olarak kaldım sadece.
Tanrı-yaratılış-kul,bu üç kavram içindeyim,
Zihin haritalarımda el fenersiz yürüyorum,
Çok kez de düşüyorum karanlığa.
Düşünmek ermişlerin işi,ben hayal kuruyorum bir dala tünemiş baykuşlar gibi.
Zaman çabuk geçti ben daha büyüyemedim.
Dönüt ve keşişme zamanı,
Bir kaç damla daha yağmur,
Birkaç satır şiir.
Dün gece ben tereyağı ile bulgurun pilav olma sürecine taktım kafayı.(telif ve patent hakkı benim).
....*aşk sadece masumiyetten beslenir....♤*
Ben biliyorum,içindeki kısrağın bana doğru koştuğunu,gem vurmalısın arzularına.
Yoksa.
Seni taş'lara anlatırım.