Tefekkür...
Bir Sen varsın bu vefasız dünyada;
Bir de dört elle sarıldığım yalanlar?
Ben onları doğru sanmıştım oysa!
Yanılmışım? İnsanım ya; affedersin,
Bağışlarsın değil mi bu aptallığımı?...
Ne de olsa Sen; en büyüksün!
Benim af dilemem acizliğimdendir.
Ama Senin affetmen; şanındandır?
Bir kalem olsam, Seni yazsam her yere;
Denize, dağa, güneşe, göğe, tüm evrene?
Adının olmadığı tek bir zerre kalmasa;
Sana, Seni anlatabilir miyim acaba?...
Bir rüzgar olsam, Adını fısıldasam herkese;
Bebeğe, kadına, erkeğe, ihtiyara, gence?
Adını duymayan hiçbir canlı kalmasa;
Ne dersin; başarabilir miyim acaba?...
Bir yağmur olsam, Seni yağsam damla damla;
Ekine, meyveye, çiçeğe, ota, toprağa?
Tadına doymayan hiçbir nokta kalmasa;
Senin gibi doyurabilir miyim acaba?...
Bir ışık olsam, uzansam en ücra köşelere;
Göklere, evlere, gözlere, gönüllere, yüreklere?
Karanlığa hapsolmuş hiçbir nesne kalmasa;
Senin kadar aydınlatabilir miyim acaba?...
Vaz geçtim hepsinden? Sil baştan başlasam !
Seni bulsam, Seni yaşasam, Seni anlatsam?
Seninle varlığımı bilip yine Sende yok olsam;
Mansur gibi ?ENE'L-HAKK!? diyebilir miyim acaba?...
(Hayat muhasebesine tasavvufda devam...)