Tek Kişilik
Zaman şimdi ikimize de aynıydı,
İkimize de yitmişti...
Yetememişken ömür,
Ölümün ırmağının kıyısına kadar yetmişti...
Ayrılığın hikayesini beraber yazarken,
Acı'm tek kişilikti...
Tek kişilik sinir krizleri geçiriyordum,
Tek kişilik intiharlar planlıyordum...
Ben aslında hep tek kişiydim...
Suçlarımız ortaktı,
Zamansızlığımız, terk etmelerimiz eşitti...
Ben ama yalın ayak, tek başıma yürüyordum,
Ölümün kıyısına,
Senin kıyılarından ayrılıp...
Ruhum ikiye bölünürken, diğer yarısını sen tutsak almışken,
Ruhum'dan da geçiyordum,
Sen içimden geçmiyordun artık, aklımdan.
Hayalin bile terk etmişti beni,
Rüya'larımda yalnızca savruluyordum senden sana !
Varlığımız öyle kutsaldı ki,
Hiçbir şey yıkamaz zannediyorduk,
Kutsal zannettiklerimin altında ezildim,
Savruldum uçurumlara,
Şimdi itiyor beni arkamdan sensizliğim...
Tek kişiyim ben !
Tek başımayım
Sende son olmayan ben,
Sana sonum demiştim
Şimdi sonum oldun !
Ben sözümde durdum,
Ben hep dururdum,
Sen aynı aşk'ın içinde farklı inanışlar içindeydin.
Ayrılığımız eşit,
Yaşayışlarımız farklıydı.
Ben hep tektim...
(Yirmi Yedi Mart İki Bin On İki 10:20)