Temsili Kıyamet
Kör bir kelebeğin ışığa uçuşuydu seni sevişim
Yıkamaktı günah kokulu ellerimi bir cami avlusunda
Sana dokunmak .
Ve ;
Kurumuşken susuzlukta
Sarnıcın dibindeki son damlayı
Dudaklarıma değdirmekti seni öpmek .
Kutsanmış tiryakilik ,
Damara basılan tütün kadar kuvvetli kanımda ,
Fırtına sonrası sakinliktin bedenimde .
İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden sevdim seni
Ve bir sekoya kadar büyüttüm avuç içi yüreğimde .
Yedi renkte yansırdın özümde
Gözümün nuru siyahtı oysa .
Yıldız tarlası misali bakışların vardı
Geceye özlemimdin
Biliyor musun ; ben senden önce hiç yakamoz görmedim .
Tene değmeden ruhu sarmaktı ki maharetin
Batıdan doğardın
Üşüdükçe matemim .
Ben ;
Senli günlerimde
Özgürlüğe salınmış kafes kuşu gibi
Yalnız heyecandan titredim .
Kasırgalar geçti sevdamdan
Tenin dokundukça tenime
Hiç ama hiç üşümedim .
Hayatın büyük ikramiyesiydin belki .
Bense çocuk
Ya da , belki yalnızca şımarık ...
Tamam ;
Susarım ben ; sen kus öfkeni .
Ama cellat bile sorar kurbanının son dileğini
Yıllar sonra vereceğim bu hesap ,
Hesap değil , temsili kıyamet .
Tövbe zamanı geldi madem
Sen de beni affet .
Ben seni kör bir kelebeğin ışığa aşkı gibi sevdim
Seni gerçekten sevdim ...
Senin ışığın göz alıcı
Ben ise kısa ömürlüydüm.
Severken öldüm...