Umut Sokağında
''Aferdersiniz bayım,umut sokağını arıyorum,
söylermisiniz, oraya nasıl varırım?
''Ha, umut çıkmazı demek istiyorsunuz,hemen ilk solda''
Dedi,solgun ve ölgün yüzlü bir adam bana yolda.
Ve nihayet hep gitmek istediğim,
''Umut Sokağına'' girdim,dün gece...
Cebim,elerim boş
Ama yüreğim dopdolu,beklentilerimle
Gidip bir bakmak istedim,
Acaba bana da bir nasip çıkar mı, diye...
Fakat , o da ne?
Diz boyu çamur bu sokak !
Yürümeye çalışıyor insanlar,
Debelene debelene..
Ve debelendikçe daha çok çamura batıyorlar,
Yardım eden mi? Hak getire !..
Sokağın fenerlerinin camları kırık,
Ölgün,belli belirsiz, öyle bir loş,
Damları çökmüş evlerin,
Duvarları yıkılmış,insansız, bomboş...
Nice insanlar gördüm,
Elleri ve besbelli yürekleri de boş,
Suratları asık,beklemekten gergin,biraz da sarhoş,,,
Bekleyip duruyorlar,
Gördüğüm kadarıyla,
Umut sokağında keyifler hepten mayhoş !...
Dedim,yahu bu nasul şey,
Böyle mi olmalı umut sokağı?
Dediler,maalesef ,sık sık basar,
Azgın hayat selleri burayı,
Yoktur başka olanağı,
Burası bir dere yatağı !...
Anladım ki, umut sokağında,
Umudun bini bir para...
Sevinesim geldi,
Umutlarımı yitirdiğime adeta...
Ürperdim görünce insanları,
Saplanmış o düşünceler çamuruna
Kaçtım alelacele oradan koşarcasına...
Arkama bakmadan,
Ve daha fazla umutsuzlanmadan,
''Umut sokağında'' !!