Utanıyorum
aşk; dile pelesenk bir palavra,
sürçmez hiç, hep severken,
ama yalan, yalan bu eski dava..
dilimden, kalbimden, sevgiden
utanıyorum; utanıyorum gitmelerden..
yürümekten..
cennet gözlü beşerden.
sevgilerinden, samimiyetinden,
utanıyorum..
utanıyorum kendimden..
bu şehirden, bu şehirde olmaktan,
görmekten; yüzleri görmekten
insanı insan görmeyen,
insandan utanıyorum..
sevişmelerimden,
yatağımdaki kadının çekip gidişinden,
kalbimin fesatlığından, zevklerinden,
ölümün merdivenlerine gül dökmekten,
utanıyorum..
niye doğdum?
onu da bilmiyorum; isyan etmekten,
utanıyorum..
haddime değil sevmek
bu yoldan yürümekten; utanıyorum.
aşkmış; olmayan bir sevdaya tutulmak,
anlamsız cümlelerdeymiş aşkı yaşatmak.
kalbime dokunmanı anlamsız kılan,
duygularının olmayışından,
kalbi gerçeğe kapatan,
aştan; utanıyorum.
konuşamıyorum,
yanaklarımın al al kızarışından,
anlatamamaktan derdimi,
korkuyorum; utanıyorum.
neden yazdım bilmiyorum,
kalemi elime alışımdan habersiz,
reşit olduğum bu yıldan,
ayrılıklardan, yanlışlarımdan,
ve şu an döktüğüm,
her satırdan; utanıyorum.