Uyan Can !
Vech'imden başak bişey kalmaz diyorsun ;
Ey Hakk ! Neden doğurup öldürüyorsun ?
Sandık hazan kıyameti, alemde dağdağayı ,
Kim sürdü ve kim ekti, Adem yesin buğdayı ?
Ayrı düşerken daldan gonca deminde ,
Vardır elbet kusuru bu çıplak Adem'in de ...
Bize gösterip mabeyni, Adem'i kıldın Nebi ;
Asi'ye gül rengi şarap, bize demir leblebi !
Yokladım ruhumun son hattını bir bir ;
Ademler sayısınca gezinir Münkir-Nekir !...
Beni esvaplarımla soyma soğuk gecede ,
Titremesin gagası ecel kuşum gelende !
Adem'den beri kimse doymaz insan etiyle ;
Ölümü öptürürken olanca şiddetiyle !...
Uzun bir şakül asıp, çıktığım bu kuleden ,
Ayan edip tüm eşyayı, kurtar bizi gulguleden...
Ya bir Beng-i su içir, zemzem düğür dudağa ,
Sesimiz ulaşmıyor, bu dağdan karşı dağa !
Eşraftan mı okunur bizim derin salamız ,
Hangi kayalıklardan yontulur musallamız ?
İskan ederken melekler, göklerin hududunda ;
Neden şeytan gezinir, böyle hayat yurdunda ?
Yükseldikçe ateşim, durmaz damarımda kan !
Uyan Can ! Hepsi bir ezeli kurgudan ...