Uz/un Cümlelerin E/dip Adamına / Naat
mecrasız ülkede bir ummandır zihn_i derya
yere otursa depremdir ayağa kalksa ilm_i lebiderya
bilmekten dolan bir çeşmenin gür pınarıdır
okumak Nazım kadar kutsaldır bu dünyanın divanını
irfana teşkil bir serencam serilidir altında
uyuyanlara ''uyanık düşler '' yazar büyük usta...
bir bakarsın Fırat'ta doldurur kaplarını
bir bakarsın Şanzelize'de öper Edith Piaf'ı
en çok da Nirvana öğütleri yakışır ona
cilt, cilt sahaf ,sahaftır ağarmış sakalları
her daim yazın literatüründe baş sayfadır adı...
ilime yaslanmış bir edebi sükûnet merdiveni
inerken de görürsün çıkarken de kendisini
her boyuta yazılı bir lügat tutar elinde
kıssadan hisse dağıtır küfrederken bile
edebin ilmi dergâhında birinci önsözdür fenomeni...
dünyaya ilikli bir merhale taşıdır anlayana
sadeliğe vakar sürülmüş o eşsiz pırlanta
kavli karar etmiş yüz sürmüş büyük ustaya
göze görünmez bir kahramandır o edebi savaşta
açmış gözlerini dünyaya ce/m etmiş Maraş'ta...
çaylarını dökmüş zamanında üstatların solundan
Yunus'un torbasını taşımış koynunda
Şeyh Galib'in çorbasına tuz katmış zamanında
eskimiş gocunmaları dökmüş atmış satır aralarına
peymane bir yazıt bırakmış sayılır şimdiden hatıratında
güneşten gelirken rastlarsınız ona
başkent çadırlarında ekmek kavgalarında
marifet iltifata tabiidir derler ya
çok daha uz/un cümleler hakeder aslında
hani derler ya tükürse sanat!
işte
uzun cümlelerin edip adamı sanadır bu naat*...
*Sait Açıkgöz Hoca'ya
ToprağınSesi