Varoş Sabahların Kader Ağı
Belki karanlığın koyu tadında,
İtibarsızlaştırılınca gece
Adın gibi sevişir kimsesiz aşıklar.
Sokak başında uluyan bir yalnızlık
Sade bir ayrılık süsü verir caddelere,
Sabah yüzüne vurur bir cam kenarında.
Kaderine küsen bir senmişsin gibi,
Patlatır kahkahayı pazar esnafı.
Halden kalanlar,
Halden anlamayanlara döner...
Dört yüz seneymiş gibi gelir yürüdüğün yollar.
Başın döner, bankları arar gözelerin
Yüz çift sevda durur unutulmuş heykellerin başında.
Bir putperest temizler sokakları,
Bir tanrıya inanan kirletir tüm sevdaları...
Daha yolun başında,
Sevmeye başlarken abdestin kaçar
Ve bozuk meni tadı vermeye başlar ucuz aşklar.
Sararan çarşafların yerini almaya utanan beyazlar
Kıskanır bir seviyi gecenin üçünde,
Saatler durur,
Akrep yine yelkovanın üstünde...
Ay çakar on dördünü on beşine bağlayan gece,
Sen dolunay döngüsüne girersin.
Bir bir yırtılır yırtmaçların,
Gece uzun, gece sen, gece ayaz...
İmdadına yetişir bir başçavuş,
Silsilesini suretine vuran,
Elleri kelepçeli bir sabah karşılar seni,
Ve geceye küfreden boyalı dudakların..
Kaderinden öptüm seni,
Son virajında hayatının, bir gülümseme geldi gamzelerine.
Tutunsun yosun gibi gözlerinde rengin
Adettendir sevgilim,
Hakkımı helal ettim, huzurla uyuyabilirsin...