Vay Be Şu Aşka Bak
Kimin ruhu?
Kıyameti ve dirilişi beklemiyor ki
Oysa bu yürek gece gündüz düşlüyor
Yeri göğü sarsıyor aşkıyla
Sahiplen nefesim;
İki misafirhane çarpar göze
Fani bir şey misali kıyametiyle
İlk ayak bastığı menzil,
Mükâfata dönüşüverir cennetiyle
Sonu nereye çıkacak diye ilerlerken...
Yoksa aklıma ve kalbime ait mi demeliyim
Yaşamım lezzete mazhar
Belki de kabir ve ecele.
Sevmek, yitirmek ya da özlemse
Bunun izahı kesilmiyor inan yazmakla
Cennetlik ruhumu bende isterim
Âlem-i berzah'ın üst kısmında
Bir anda gözlerim dalıp itaat etse
Karış dese cennetin hoş sohbetlerine
Ziyadeleşmeden de açılmaz ki
Göğün kapıları...
Öyle ya!
O âlem bende büyük bir bekleme salonu
Ehline seyrettirilecek,
Her şeyin ötesinde
Dünyadaki anılarımı hatırlatacak
Günah ve sevaplarım bu aynada
Nasıl nizamsız, gayesiz kalabilirim
Eğer bilsem gayret edişim
İrademle deli dolu bu ömrüm,
Yinede celb ve cezb ederim
Ölüm meleğimin ruhumu aldığında
Sonuçta hadiselerim
İmanıma,
Hayır ve hasenatta yarışırım bilirim
Bilirim de
Bir lütuf gibi beklediğim
Nasihat istersen
Hazırım...
İltica etmeye başla!