Vefa
neye yaslasa sırtını
bilenmiş bıçak
körelterek inancını
hicranla kanatıyordu
tek şahit dolunaydı
deniz gözlerinden sonra
ve çirkefliğe baktıkça
retinasının yırtılası geliyordu
kaç kere daha düşecekti,yaralı dizleri
ve ne zaman çarpacaktı,yalancıları şu yemin
cevapları içinde saklıydı,tüm muzur gecelerin
yüreği yangın yerine çevrilen tasası
bütün karaları,aklayamazdı yazgısı
ana rahmindeki gibi,sıcak değildi dışarısı
kaybolmuşluğunun,kandırılmışlığının
ızdırabıyla üsüyordu,kumru yüreği
yetmiyordu,ılık nefesi,avuçlarını ısıtmaya
karanlık sokaklardaki et pazarlığı
ve insanları böylesine harcayan ucuz hayat karşısında
daha da giyiniyordu-piçliği üzerine çocuk
lakin ne bilsin ki
şeytanın sütü bozuk
sanki üzerine ölüm tohumları,serpiştiriliyordu
ve geleceğini,tuzaklara-sermaye ediyordu
öfkesinin direnişliği,çoğaldıkça yazgısına
ağıtlarını asıyordu,teselli ağacına
ve isyanları devrilirken kaldırıma
masum ıslaklıkları
zemzem olup,yıkıyordu
tüm günahkar kadınları
ve iniltileri_vefayla