Yakamoz
Issız bir gece
Sahildeyim
Oturuyorum öylece
Önce hafiften bir meltem
Saçlarımı okşuyor
Kapatıyorum gözlerimi
Sahile vuran dalgalar
Ninniler fısıldıyor geceye
Kafelerden yükselen
Masum Akdeniz tınıları
Atılmış oltaların
Müjdeli çıngırakları
Ve gecenin sessiz gürültüsü
Kulaklarımda zihnimde
Canlanarak oynaşıyor
Yabancı tanıdık
Garip siluetler
Arabalı vapurun
Kalkıyoruz çağrısı
Gece gezintisi yapan
Yazlıkçı mırıltıları
İçimde uyuklayan
Masum ruhlu küçük çocuk
Açılan gözlerimle
Selamlaşıyor yakamoz
Girne'den Taşucu'na
Uzanmış gümüş köprü
Köprünün halatlarında
Işıl ışıl yıldızlar
Çok trafik olmalı ki
Toz duman samanyolu
Bir fincan bir de lokum
Kırk yıllık hatrı
Yine tazeliyorum
Tuzlu deniz kokusu
Kekremsi telve tadı
Yudum yudum azalan
Kahve misali
Nefes nefes
Tükenen hayat
Gam gam biriken
Derde tasaya inat
Sallanan iskemlede
Battaniye ve kahve
Ağarmış saçlar
Kırışmış bir yüz
Çevreye atılan uykulu bakışlar
Merhaba rüyalar alemi
Sen mi gerçeksin yoksa ben mi?
Rüyadaki hayaller
Gerçekte de geçer mi?
Merhaba ellerimdeki yıldızlar!
Merhaba gözlerimdeki ay!
Merhaba yokluktaki varlığım!