Yalansın Sen Yalanımsın
sonsuz bir fanusun içinde kayboluşumsun sen
hayatımızsa istasyonu olmayan akşamlardaki bekleyiş
kendine muhtaç sessiz bir şafakla
vedaya dönerken aşk, başka bir gündönümündeyim
yepyeni yeminler taşıyorum, dal çatırtısı çoğalıyor
tüm gözleri birleştiren köprüler kuruluyor her dönemeçte
yalansın sen, kendimi bile bile inandırdığım
çoktan kapanmadan yorgun gözler, anlatıyorsun
sesin bir uçurtma gibi uçuruyor umutlarımı
şen şakrak bir gülüş oluyorum ve ne zaman
birisi seni sorsa, bir tılsım geziniyor kıvrımlarımda
kekreyen bedenim her an sevgine muhtaç
ve en güzel yerimdesin, oynaşan sessizliklerim için
kocaman bir hatayım oysa, en az senin kadar
ve geceden geliyorum, kucağına yüzümü bırakarak
kara bir yel sonrası sayfalarca şiir ağlatıyorum
gerçek kördüğüm işte, düşmeden örseleniyor tüm anlar
uyansam biterim darmadağın olur dünya
yalansın sen, sözlerinin dehlizinde kaybolduğum
koşulsuz derdin, aşk koşulsuz teslimiyettir
hibe ediyorum o zaman sana ruhumu
avunabileceğim tüm tesellileri duymamak için
kulaklarımı tıkıyorum, karanlığı pamuk yaparak
ve seni hissediyorum, hayalini kollarımda sımsıkı sararak
yalansın sen, gülüşüne yıldızlar düşen
bir rüzgarın şiddetle savurup kül olduğumuz yer
yollar mı desek acaba, istersen sen söyle
silik bir çizgiyim orada, yokluğuna uzanıyorum
yarınım sokak lambalarının bulanıklığı içinde
ve gittikçe parçalıyor gövdemi sensizlikler
yalansın sen, söylenmek hiç yakışmadı
yokluğunun korkusuyla büyüdü yetim bir çocuk
bir yokluk korkusuna sarıldım kaybolurken
sensizliğin imkansızlaştığı bir yerdeyim ve
bir hazan mevmisimine dönüştü artık bu şehir de
yalansın sen, yalanımsın içimden söküp atamadığım...